27 Şubat 2015 Cuma

KoşulsuzKabul

Dün aşırısı fazla sevdiğim hatta sevmek kelimesinin yetmediği nadir öğretmenlerden olan öğretmenimin seminerine gittim.
Koşulsuz kabul:AŞK.
Evet biz biraz aşktan, biraz Freud'dan, biraz Lee'den,biraz Leyla ile Mecnun'dan,biraz Yusuf ile Züleyha'dan, çokca Fuzuli'den bahsettik. Sonra Freud'u yok saydık, daha doğrusu yalancı çıkardık,kabul etmedik,tüm salon hep birlikte Freud'u saygıyla andık! Lee eksik kalır mı peki? Onun da pek tabii canını cehenneme gönderdik.
Çünküsü aşk biraz da anlatamamaktı.
Yavuz'un mısralarında kaybolduk:
Şîrler pençe-i kahrımdan olurken lerzân 
Beni bir gözleri âhûya zebûn etti felek "
Yahu bu kadar aşktan bahsetmişken aşkı bir de kendinden dinleyelim:
https://www.youtube.com/watch?v=JYC1vriquAQ
Hani sorgulanmaz ya Leyla mı yoksa Mecnun mu daha acı çekmiştir dedik.Kendimce Leyla'da karar kıldım. Gizli olan yada söylenmemiş söylenmeye fırsat bulunamamış kelimeler,duygular her zaman en kıymetliydi benim gözümde.
Neyse...
Son olarak; yandığı kadar yakamaz insan.
Evet günaydın.

23 Şubat 2015 Pazartesi

.

"Olur da bir gün kafan eser gelirsin  umuduyla anahtarı hep paspasın altına bırakmıştım,öyle ki sendeydi bir umudum."

BirBaşınalık

Gidecek kimsesi olmayan ucu yanık bir mektubun iyimserliğini sakladım kendime. Pencereden içeri giren güneş karanlığa tutsak etti bugün. Mevsim kış mı? Aylardan ne? Günlerin hangisinde bu kadar hissizlik yaşıyorduk? 

Canım insanlar;

hepinizden nefret ettim bugün yine. Kendimden de nefret etmek istemediğim için hepinizin nefretine bir tutam da kendime karşı olan sevmeme hissiyatını kattım. Ziyadesiyle tiksindim.
Yahu bu benim hüznümün zamansızlığı niye?

  Turgut uyar der ki;
sizin alınız al inandım
sizin morunuz mor inandım 
tanrınız büyük amenna
...
ama sizin adınız ne 
benim dengemi bozmayınız!

Sonra bir türküye dalar tüm benliğiniz belki,şimdi bana eşlik edin lütfen canım insanlar..
pencereyi kapama
gök dolabilir içeri
sen neyi görebilirsin 
ıslak bir bulutun ağışını mı?